CAS Yargılaması ve Verimlilik

Genel Olarak


Verimlilik tahkim yargılamasının anahtar kelimesi haline gelmiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde tarafların tahkim yolunu seçmedeki nedenleri çeşitlilik göstermektedir. Başlıca nedenler arasında ise tarafların sahip olduğu imkanlar bakımından özgür olmaları, sürecin hızlı tamamlanması ve mali anlamda daha hesaplı olması sayılabilir. Ancak diğer alanlara nazaran bu etkinlik ve verimlilik kavramlarının spor tahkim yargılaması bakımından daha fazla önem arz ettiği görülmektedir. Zira alınan kararlar doğrudan sporun ilgili süjelerine uygulanarak bir müsabaka, turnuva veya organizasyonun kaderini doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir.


Verimlilik anlamında CAS’ın bir başka hedefi de mali verimliliktir. Bunun anlamı CAS yargılamasının bütün sporcular ve diğer aktörler bakımından ulaşılabilir bir prosedür sağlama hedefidir.


Sporun kendine has dinamiklerinin bulunması ve hukuki konularda karar birliğinin oluşması ihtiyacı beraberinde spor alanında özelleşmiş bir tahkim yargılaması yapısınının oluşturulması da beraberinde getirmiştir. CAS kendi içerisinde uyuşmazlığın konusu ve durumuna göre 3 ana bölüme ayrılmıştır;

1) Olağan Tahkim Bölümü (Ordinary Arbitration Division): ilk derece yargılama merciidir ve genellikle disiplin konularına nazaran finansal uyuşmazlıklar karara bağlanır.

2) Doping - Karşıtı Bölümü (Anti Doping Division): Bu bölüm 2019 yılında kurulmuş ve doping kuralları ihlali konusundaki uyuşmazlıkları karara bağlayan bölümdür.

3) Temyiz Tahkimi Bölümü (Appeals Arbitration Division): FIFA gibi kurumların yargılama merciilerince verilen ilk derece kararlara itiraz merciidir. Mesela herhangi bir futbolcu veya futbol kulübü FIFA nezdinde bir dava ikame ettiği takdir FIFA’nın kararına karşı itiraz etme niyetinde ise CAS’ın bu bölümüne başvuru yapacaktır.


Zorunlu Tahkim Yargılamasının Verimliliğe Etkisi


Sporun dinamikleri yargılama gerektiren diğer alanların dinamiklerine göre oldukça farklılık arz ettiğinden uluslararası nitelik taşıyan spor uyuşmazlıklarında zorunlu tahkim müessesi kabul edilmiştir. Bu hususun tarihsel gelişimine kısaca değinmekte yarar vardır. Önceden spor federasyonları kendi kararlarını icra etmeye çalışırken nezdinde bulunan sporcular ve kulüpler mahkemeye başvurmakta çekindikleri kadar kadar yerel yargılama makamları da bu tarz davalara bakmaktan imtina ediyorlardı. Spor sektörü kendine has birçok özellik barındırdığından bu kendine has unsurları anlayabilecek, genel mahkemelere nazaran bu alanda özelleşmiş ve uzmanlaşmış hakemlere ve tahkim kurumuna ihtiyacın bulunduğu anlaşılmıştır. Bu noktada da sporun çeşitli süjeleri tahkim prosedürünün genel mahkemelere göre daha tercih edilebilir olduğu hususunda mutabakat sağlamışlardır. Böylelikle CAS, 1984 yılında sporun dinamikleri ile uyumlu, tek, hukuki anlamda güvenli ve öngörülebilir bir yargılamanın sağlanması amacıyla kurulmuştur.


Bugün CAS birçok ülke federasyonu tarafından bir üst mahkeme olarak kabul edilmiştir. Bu durum bakımından İsviçre Federal Mahkemesi, “supreme court of world sport” diyerek CAS’ın artık dünya sporunun bir üst mahkemesi olduğunu ifade etmiştir. Spor tahkiminin uluslararası nitelik taşıyan uyuşmazlıklar bakımından zorunlu tahkim olmasının etik olarak tartışılan yönleri olsa da CAS bu alanda en verimli ve hukuki anlamda en güvenli yargılamayı yapabilecek, bütün federasyonların üstünde bağımısız ve tarafsız bir yapıdır.


İsviçre Hukuku’nun Uygulanması ve Hukuki Stabilite


Tahkim yargılamalarında kural olarak tahkim duruşmalarının gerçekleştiği ülke hukuku uygulanır ve duruşmaların gerçekleşeceği ülkeyi tarafların seçme imkanı bulunmaktadır. Ancak CAS nezdinde yapılacak tüm yargılamalar İsviçre’nin Lozan kentinde yapıldığı ve taraflarca başka bir lokasyon kararlaştırılması imkanı olmadığı için tüm uyuşmazlıklar bakımından uygulanacak hukuk İsviçre Hukukudur. Bu anlamda bir hukuki güvenliğin oluştuğunu söylemek mümkündür.


Nitekim İsviçre hukuku CAS kararlarına karşı İsviçre Federal Mahkemesine başvurmaya da imkan tanımaktadır.


Mali Açıdan Ulaşılabilirlik


İsviçre Federal Mahkemesi, CAS yargılaması hakkında kısaca devamdaki ifadeleri kullanmıştır; “Spor alanındaki yargılama hususunda CAS’ın hızlılığı ve uygun fiyatlı olması bakımından yerini alabilecek başka bir kurum bulunmamaktadır.” (“it is not certain that other solutions exist that could replace an institution ‘the CAS’ capable of resolving international disputes in the field of sport quickly and inexpensively.”)


CAS yargılamasının bütün sporcular bakımından ulaşılabilir olmasını sağlamak adına, ekonomik bakımından zorlanan sporcular için CAS birçok kolaylık sağlamaktadır. Bu konuda ilk olarak belirtilmesi gereken husus uluslararası nitelik taşıyan disipliner uyuşmazlıkların herhangi bir harca tabii olmadığı hususudur. Ayrıca yine International Council of Arbitration for Sport ("ICAS") tarafından destek sağlamak adına bir fon kurulmuştur. Buna göre somut olayın gerektirdiği hallere göre değişkenlik göstermekle birlikte bazı harç ve prosedür masraflarından muaf tutulma veya yolculuk, konaklama gibi konularda destek sağlanması şeklinde değişkenlik göstermektedir.


Her ne kadar CAS kendisini mali açıdan ulaşılabilir bir nitelikte olduğunu iddia etse de güncel döviz kuru bakımından bu hususun özellikle Türk futbol kulüpleri için pek geçerli olduğu söylenemez. Zira pek çok kulüp CAS’ın sadece yargılamanın yürütülebilmesi bakımından avans ve hakem ücreti mahiyetinde talep ettiği miktarları karşılayamadıkları için ne kadar haklı da olsalar CAS sürecini yürütememekte ve FIFA’nın vermiş olduğu kararlar da böylelikle kesinleşmektedir. Dolayısıyla futbol alanından bahsetmek gerekirse özellik FIFA yargılama süreci bu anlamda ayrı bir önem arz etmektedir. Hatta ve hatta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık dahi oluşmadan, sözleşme hazırlık aşamasından itibaren profesyonel bir hukuki destek almanın önemi bu anlamda yadsınamaz. Kısaca, bir dava henüz açılmadan sözleşme aşamasında kazanılabilir.


Süre Bakımından İşleyiş


CAS yargılaması spor dışı uyuşmazlıkların çözüme bağlandığı diğer tahkim yargılamalarına göre kısa sürede tamamlanması ile bilinmektedir. CAS’ın prosedüre ilişkin talimatı dosyanın tamamlanabilmesi açısından 3 ay gibi bir süre öngörse de bu süre 5-6 aylara kadar uzayabiliyor. Ancak, buna rağmen diğer alanlara göre bu kadar kısa sürede sürecin tamamlanması CAS yargılamasının etkinlik ve verimlililiğini bir kez daha öne çıkarıyor. Bununla birlikte prosedür içerisinde öngörülen süreler de kesin ve bir hayli kısa süreler olduğundan vakit kaybedilmesinin veya bir taraf aleyhine taktik uygulanabilmesi imkanını ortadan kaldırıyor. Örneğin bir temyiz yargılamasında, ilk derece kararının tebliğinden itibaren 21 gün içinde temyiz sebepleri (Statement of Appeal) CAS’a sunulmalı. Akabinde ise 10 gün içerisinde gerekçeli temyiz talepleri (Appeal Brief) sunulmalı veya ilk sunulan temyiz sebeplerinin gerekçeli temyiz sebepleri olduğu hususunda CAS bilgilendirilmelidir.


Bu ve bunun gibi sürelere riayet edilmezse, süreler kesin olduğundan yapılan temyiz geri alınmış sayılacak ve dosya kapatılacaktır. Bununla birlikte yine dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra kural olarak tarafların yeni delil üretme ve yeni beyanlarda bulunma hakları bulunmamaktadır. Ancak bu kuralın sıkı şartlara bağlanmış istisnaları bulunmaktadır. Bu anlamda CAS yargılaması, tarafların menfaatleri ve yargılamanın salahiyeti arasında dengeyi gözeterek etkili bir prosedür işletmektedir.


Sonuç Olarak


CAS yargılaması spor sektöründe iki süjenin bir uyuşmazlık yaşaması neticesinde sürekli tercih edilen bir yargılama yolu değildir fakat yine de tüm ülke federasyonu ve kuruluşlarından bağımsız bir üst mahkemedir. Bu anlamda, özellikle futbol için söylemek gerekirse CAS’ın sahip olduğu iş yükünün büyük bir çoğunluğunu FIFA’ nın vermiş olduğu bir karara taraflardan birinin itiraz etmesi sonucu oluştuğunu da ifade etmek gerekir. Neticeten, yinelemek gerekir ki, yıllar sürebilecek ve yüklü masraflara neden olabilecek bir dava henüz daha sözleşme aşamasında, profesyonel bir destek alınarak önlenebilir. Bu hususta özellikle son yıllarda kulüplerin, futbolcuların ve futbolcu temsilcilerinin daha çok bilinçlendiği ve henüz bir uyuşmazlık meydana gelmeden profesyonel bir destek aldıkları görülmektedir.


Av. Enes Şimşek

42 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör