Elektrikli Araç Şarj İstasyonlarının Hukuki Statüsü


GİRİŞ


Fosil yakıtlara olan yoğun talep ve bu yakıtların tüketilmesinin açtığı çevresel kriterler bir arada değerlendirildiğinde, fosil yakıt tüketiminin azaltılması gerektiği bugün dünya genelinde kabul edilen bir gerçektir. Paris İklim Anlaşmasında belirtilen 1,5°C'lik küresel ısınma hedefini karşılamak için, küresel karbon emisyonlarının(1) 21. yüzyılın ortalarında sıfıra ulaşması hedefi de söz konusu gerçeğin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.


Bu doğrultuda, alternatif enerji türlerine yönelimde ilk adres hiç kuşkusuz elektrik enerjisi olmaktadır. İlk elektrikli araç 1888 yılında icat edilmiş ancak 19. yüzyılın sonlarında gerek performansları gerekse de petrol fiyatlarının azalmasıyla popülerliğini yitirerek yerini fosil yakıtla çalışan içten yanmalı geleneksel motorlu araçlara (konvansiyonel araçlar) bırakmıştır. Gelecekte ulaşımda elektrik enerjisinden daha fazla yararlanmak için ise geleneksel motorlu araçlar yerine elektrikli araçlar tercih edilmesi öngörülmektedir. Nitekim, elektrikli araçlara ilişkin teknoloji son yıllarda büyük gelişme kaydetmiş ve elektrikli araçların performansları geleneksel motorlu araçlarla yarışır hale gelmiştir. Elektrikli araçların üretimindeki maliyet kalemleri de gün geçtikçe azalmaktadır.


Elektrikli araç kullanımı sayısındaki artışta Türkiye henüz beklenen seviyeye ulaşamamıştır. Bunun nedenleri arasında yeterli altyapının olmaması, yeterli teşviklerin bulunmaması ve bu araçlardan özel tüketim vergisi dışında ayrıca motorlu taşıtlar vergisi alınması gösterilebilir. Söz konusu nedenlerle Türkiye fosil yakıtlarda dışa bağımlı olan bir ülke olmasına rağmen ülke genelinde halen geleneksel araçların hâkimiyeti artarak sürmektedir. Bu konuda araç kullanıcıların elektrikli araçlar ile geleneksel motorlu araçlar arasındaki farkları bilmesi, avantaj ve dezavantajların iyice araştırılması sonucunda kullanıcıların elektrikli araçlara yöneliminin artması beklenmektedir. Devlet yetkililerine düşen görev ise kullanıcıların bu yenilikçi araç türlerine yönelimini artırmak için hem teşviklerin etkin bir şekilde yürütülmesi hem de bu araç teknolojisine uygun altyapının hızla yaygınlaştırılmasıdır.


Diğer yandan elektrikli araçların yaygınlaşmasındaki en önemli sorunlardan biri olarak söz konusu araçların şarj edilmesi meselesi karşımıza çıkmaktadır. Gerek Türkiye’de gerekse dünya genelinde elektrikli şarj istasyonlarına özgü yerleşik bir mevzuat oluşturulmamıştır. Ancak bu çalışmaların büyük bir hızla devam ettiği bilinmektedir.


Türkiye’de 2030 yılında 1 ila 2,5 milyon elektrikli aracın yollarda olacağını öngörülmektedir. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda bu araçlar için her 10 araca 1 şarj noktası olacak şekilde şarj noktası planlaması yapıldığı belirtilmektedir (2).


Türkiye’de, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) 2017 yılı içerisinde elektrikli araçların elektrik enerjisi teminini sağladıkları şarj istasyonlarının kurulumu ve işletilmesine, bu istasyonlar vasıtasıyla elektrik enerjisi tedarikine ve bu istasyonların satış, kiralama ve benzeri yollarla devredilmesine ilişkin işlemleri ve işletmecilerin hak ve yükümlülüklerini belirlemek amacıyla “Elektrikli Araçlar Şarj İstasyonuna İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı” (3) hazırlamış ve kamuoyunun görüşüne sunmuştur. Ancak daha sonrasında bu taslak metin bir Kurul Kararı’na dönüşmemiştir.


Dolayısıyla hâlihazırda yürürlükteki mevzuat kapsamında şarj istasyonlarının kurulum ve işletim faaliyetlerine ilişkin olarak EPDK’dan lisans veya ön lisans alma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu bakımdan mevcut durumda şarj istasyonlarına yönelik düzenlemeler sadece işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuat ile imar hukukuna ilişkindir. EPDK nezdinde ileride bu yönde bir regülasyon oluşturulması halinde ise ilgili mevzuatın oluşturulmasına EPDK Elektrik Piyasası Dairesinin öncülük edeceği düşünülmektedir.


İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞTIRMA RUHSATLARINA İLİŞKİN MEVZUAT BAKIMINDAN


İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in (“Yönetmelik”) 2 numaralı ekinde yer alan c) “Üçüncü Sınıf Gayrisıhhi Müesseseler” başlığı altındaki 1.2.1. maddesinde “Elektrikli araçların elektrik ihtiyacını temin edebilmeleri için otoparklar, alışveriş merkezleri veya akaryakıt istasyonlarında kurulacak elektrikli araç şarj istasyonları, kurulu bulunduğu iş yerinin ana faaliyet dalı esas alınarak düzenlenen ruhsatta tali faaliyet olarak belirtilir. Ancak araç şarj istasyonu ile istasyonun kurulacağı iş yerinin işletmecisinin farklı kişiler olması halinde araç şarj istasyonuna müstakil ruhsat düzenlenir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu kapsamda hâlihazırda faaliyette bulunan otopark, alışveriş merkezleri veya akaryakıt istasyonlarının elektrikli şarj istasyonu kurulabilmeleri için ruhsatlarına tali faaliyet olarak “elektrikli araç şarj istasyonu işleticiliği” ifadesi eklenmelidir.


Ayrıca Yönetmelik’te 17 Nisan2021 tarihinde yapılan düzenlemeyle; tamamı aynı yetkili idare sınırları içinde olmak kaydıyla, müstakil olarak kurulan araç şarj istasyonu adresinden başka yerlerde bulunan ve istasyon tarafından uzaktan veya yerinde yönetilebilen ve yetkili idarenin uygun göreceği yerlerde bulunan araç şarj üniteleri, araç şarj istasyonu için düzenlenen ruhsatta belirtilerek istasyon ve tüm üniteler için tek ruhsat düzenleneceği belirtilmiştir.


Yönetmelik’in geçici 6. maddesi uyarınca elektrikli şarj istasyonu faaliyette bulunacak işletmelerin, bu faaliyeti 31.07.2021 tarihine kadar ruhsatlarına tali faaliyet olarak işletmeleri veya müstakil ruhsat almaları gerekmektedir. Bu süre aynı zamanda bu faaliyete başlamış olan işletmeler açısından da geçerlidir. Aksi halde ruhsata aykırılıktan dolayı faaliyete son verilmesi ve idari para cezası uygulanması şeklinde idari yaptırımlar uygulanması söz konusu olacaktır.


İMAR MEVZUATI BAKIMINDAN


Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin “Akaryakıt servis istasyonları” başlıklı 35. maddesinde “Elektrik enerjisi ile çalışan araçların şarj edilmeleri için ilgili elektrik kurumunun, olumlu görüşü ile otoparklar, akaryakıt istasyonları veya diğer uygun yerlerde elektrikli araç şarj yeri yapılabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu minvalde elektrikli araç şarj istasyonları kurulması ilgili elektrik kurumunun olumlu görüşünün alınması gerekmektedir. Olumlu görüş alınmaksızın şarj istasyonu kurulması halinde ise imar mevzuatına aykırılıktan dolayı idari para cezası şeklinde yaptırım uygulanması söz konusu olabilecektir.


[1] Türkiye, Paris İklim Anlaşması’nı, 22 Nisan 2016 tarihinde, New York’ta düzenlenen yüksek düzeyli imza töreninde 175 ülke temsilcisiyle birlikte imzalamış, ancak henüz taraf olmamıştır. [2] https://www.dunya.com/ekonomi/bakan-donmezden-2030-icin-1-milyon-elektrikli-otomobil-ongorusu-haberi-460630 [3]http://tehad.org/wp-content/uploads/2017/01/EPDK-Elektrikli_Ara%C3%A7lar_%C5%9Earj_%C4%B0stasyonuna_%C4%B0li%C5%9Fkin-_Usul_Esaslar_Taslak-Metni.pdf

Av. Fatih Özdemir Hakkında


İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni (İÜHF) 2017 yılında yüksek onur derecesi ile bitiren Fatih Özdemir, yüksek lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Kamu Hukuku Tezli Yüksek Lisans Programında sürdürmüştür. Meslek yaşantısına Türkiye'nin en büyük enerji şirketlerinden biri olan Petrol Ofisi A.Ş.de başlamış ve enerji piyasası da dâhil olmak üzere şirketler hukuku alanında deneyim kazanmıştır. Ayrıca daha sonra uyum danışmanı görevini de üstlenmiş ve bir dönem Türkiye'nin önemli startup şirketlerinden Getir ve BiTaksi’de eş zamanlı avukat olarak çalışmıştır.


Şu an akaryakıt sektörünün güvenilir markalarından Total’de hukuk müşaviri olarak çalışmaktadır. Halen ticaret hukuku, idare hukuku, bilişim hukuku, enerji hukuku ve kişisel verilerin korunması hukuku alanında çalışmalar yapmaktadır. Çeşitli makaleler yazmakta olup; ulusal ve uluslararası alanda birçok konferans, sunum, podcast ve röportaj gerçekleştirmektedir. Ayrıca uluslararası ilişkiler ve sosyal sorumluluk projeleri ile ilgilenmektedir.

68 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör